| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Gökhan'ın Hikayeler Dünyası!!!

Yazılar

Şişşştt…Ama Ağlarken Sessiz Olun.





Birinin resmine bakıyorsunuz.


O; şimdi O’nu düşünüyor olduğunuzu bilmiyor.
Hasretinizin kuşları kanatlanıyor göğsünüzden.
İlle de onun omzuna konup kalmak istiyor.


Zor oluyor tekerlekleri kırılmış bir çek-çekle yokuş yukarı tırmanmak.
Zor oluyor, tek kanatla kalmışken özlem dağlarını aşmak.
Onu en özlediğiniz zamanda,
aklınız bir komutan olup, emir veriyor korku adlı askerlerine:
’sessizlik nöbetinizi aksatmayın’ diye.
Resmine bakıyorsunuz…

Özlemişsiniz besbelli ama aklınıza karşı gelin de, çıkın karşısına kolaysa…
Deyin ki; ‘’ÖZLEDİM İŞTE SENİ. İstediğim resmin değil ki…'’
Diyemiyorsunuz…
Konusamayacak kadar aciz; dilsiz, elsiz, kolsuz bir hayalet gibi dolanıyorsunuz
hükmünüzün geçmediği dünyasında.


Kucak dolusu anı ve hayal işte size, neyinize yetmiyor?
Dilerseniz geçmişe pişmanlık duymak serbest.
İsyanlar içinizde kaldığı sürece serbest.


ağlamalar serbest




Şişşştt…ama ağlarken sessiz olun.


Gece boyu resmine baktığınız kişi şu anda uyuyor olabilir..

Özledim Seni...Özledim !! =(




Özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum.
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her işi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan,
o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor...
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

Seninle yaşlanmak istiyorum.

 
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.



SeNiNLe KaLaRaK GiTME VaKTi...

Duam olup kalacaksın.Sevdikçe çoğalacaksın yokluğunla içimde.Kızma bana sitemkar yazıyorum diye...Küskünlüğüm inan sana değil.
Söz dinletemiyorum duygularıma,yüreğime.
Saatler seni sen geçmiyor.Selamını getirmiyor rüzgarın nefesi.Yollar yolumu sana bağlamıyor.Sen bırakma beni.Şimdi sen bana beni ne kadar çok sevdiğini anlat.Gerçek-yalan farketmez.Giderken bunu duymak yaşatır beni ancak.Son iyiliğin olsun bana.Yada sus ve git benden;ardına bakmadan...Düşlerimde son bahar artığı ümit ilmekleriyle,umutsuz özlemlerin terkisindeki çığlıklarımla,yağmur damlayan ellerimle,topladığım tüm güneşleri getiririm belki sana.Seni görmelere yanarken içim,seni bir daha göremeyeceğimi biliyorum,gölgesinde seni sevmişliğim olan bu şehirde....

Her yalnız kalışımda,gece bana,ben geceye yoldaşlık eder;gece kelimelerimi hırpalar,kelime kelime kelimesizliğe düşürür beni.Aklıma gözlerin düşer,susarak çağırırım seni ben.
Hasretle,aşkla ben iyi olurum.
Sen kendine iyi bak ...

Bak yine yoksun ..! ?

 
Bak yoksun yine..
Yüreğim kanıyor yüreğim !


Seni çok sevdim sadece...

Ama bilmedin...

Ama yüreğimde sana akan çığlıklarımı hiç silmedin…

Ama sana ağlayan kelimelerimi hiç görmedin….


Belki de ben sevgiyi hiç haketmedim....Seni de, sevgine de haketmedim...Belki de bundandır gidişin.. Belki de isteklerini veremedim.. Belki de tamamlayamadım seni. Çünkü ben hep yamalıydım ve bir o kadar yarım…İyi bir gelecek vaat edemedim..Süslü kelimelerden öte sana varlığımdan öte bir şey veremedim. Belki de gözümü kırpıp ayak uçlarına koyduğum bedenimin ölmesi yetmedi senin beni sevmen için.. Biliyorum, tek değerli değildir ama sana sadece yüreğimi verdim.. Sana verebileceğim tek şey vardı; o da yüreğimdi. Yüreğimi sana verdim…Varlığında yokluğunda sana aittir yüreğim….


Şimdi, gözyaşımla ıslanmış cümlelerimi şakağından vurup sensiz bir gecenin koynunda seni “ sensiz “ yaşamaya gidiyorum. Bir gece olsa da gel desem, biliyorum gelmeyeceksin.Gelemeyeceksin….Her zamanki gibi adınla başlayıp varlığında bitirdiğim bir gece olacak. Sensiz ve sessiz bir gece…Her zamanki gibi karanlığımı örteceğim üzerime ve kokunu arayacağım yastık kenarlarında.. Her zaman ki gibi ellerimi uzatacağım sana ama her zamanki gibi ellerim hep boşlukta kalacak… Ve sabah uyandığımda sensizliğini giyineceğim ceketimin üzerine. Seni gelecekmiş gibi aynalara bakacağım..Bir an evvel sana kavuşmak için nefes nefese koşuşturacağım şehrimin sokaklarını..Ama sokağımı dönüp kalabalıklara karıştığımda “ yine “ yokluğun karşılayacak beni..Hep aynı kaldırımda..Hep aynı sokak başında….Yine sen gelmemiş olacaksın….Boynumu “ yalnızlığına “ büküp yüreğimi kanatana kadar susacağım..Senin sustuğun gibi….

Haklısın....
Belki de sevilmeyi hiçbir zaman haketmedim...
Sevildiğin halde sevmeyeceksin…
Sana uzattığım her eli geri çevireceksin...

Kırık testilerden boşalan hayatın ayak uçlarında
Hep seni bekleyeceğim..
Gelmediğin her gün bir çentik atacağım
Yüreğimin dilsiz duvarlarına…
Belki de bir gün,
Yokluğun omuzlarıma ağır gelir de
Taşıyamazsam seni,
Ölümün soğuk namlusunu dayarım
Sensizliğin şakağına..
Kimbilir…

Keşke “ sensiz hayat” ;
Seni sevmek kadar güzel olsaydı;
İşte o zaman sensiz hayatı delice sevebilirdim..

Keşke; ölüm,
Seni unutmak kadar zor olmasaydı..
Gittiğin gün tek kurşunla ölümü dudaklarından öpebilirdim…
Ama ne sensiz yaşanılan hayatı adı var,
Ne sensiz ölümün tadı...
Ve dudaklarımda sona bırakılmış ,
Tek bir cümle var….

“ Sen benim, koynunda can verecek hasretim,
Sen benim, sonu ölüm ile bitecek müebbettimsin…”

İki Gülücüğün Kırmızı İzi...

"Ne gidecek kadar cesur,
Ne kalacak kadar güçlü
Kendi kendime yabancı
Bir masal yolcusuyum..."

Şahdamarımın atışında bir aşk bu...Bir masal perisinin sihirli değneğinin ucundaki ışıltılı yıldız..."Hayır" diyemez insan bu parlak coşkuya...Sonra bir gün gelir yeniliverir kahraman, yüreğini kötülüğün bürüdüğü devin hoyratlığına...Al ipekli, gümüş sicimlerle sardım sarmaladım seni bir kuytu köşede, ellerin uzanamayacağı bir saraya...Hapsoldun sevdama çarpışan iki gözün yarattığı bir zindanda...Gönüllü tutsağın oldum, esaretinde seni yalnız bırakmamak adına!

"Alazlanan bir yüreğin
Çatlak sesi kulaklarımda
Özünü eritip akıtmış
Yangınımın en alevli yerine."

Emanetin; yüreğin, gözyaşların sımsıkı tutundu sevdalı gecelerime. Korkma birtanem, hiç üzer miyim kanımla adını yazdığım, alt tarafı bir yumruk büyüklüğündeki parçamı...Kanatır mıyım sanıyorsun? Boğar mıyım gözyaşlarını kanımla...Kutsal tüm bedenim. Dudaklarınla mühürledin.

"Ben sende saklı,
Sen kaderime büyük harflerle yazgılı
Yenilmeyen bir de AŞK var
Yaman mı yaman bir deli savaşçı"

Zamanın acımasız hükümdarlığına yenilir bu aşk dediler. Kilometrelerin koca kuyusunun içinde yitip gider...Gözden ırak olan gönülden de ırak olur diye kandırmaya çalıştılar...Birbirimizin yapraklarına dolanan iki sarmaşık olduk. Mesafeler uzayınca, yeşillerimiz yeni filizler verdi. Denizler ayırmaya kalksa, sarmaşıklar yüzmeyi öğreniverdi! Yoklukları, barındırdığı o deli tutkuyla varlığa çevirdi. Ve asla yenilmedi...

"Gözbebeğinle seviştim ben ilkin,
Kalbimi öptü gülen bir çift kahve çekirdeği
Belki bu yüzden hiç silinmedi bedenimden
İki gülücüğün kırmızı izi"

En Güzel Yanımsın...





Kendimle başbaşa kalmak iyi gelmiyo bana.
Bir gece mi yoktun yanımda
Ya da kaç bin yıldır?
Seni özlemek her zaman iyi değilmiş,anladım!!
Uyku çağırıyo beni,gece bitsin,sen başla.
Kapıyorum gözlerimi;
Yeniden ve sadece sana açmak için.
GÜN GİBİSİN.!

Yokluğunda benimle birlikte bu kentte sensizliğe isyan ediyo.
Sarayları,Camileri,gökdelenler i birer birer yıkılıyo.
Başka bir şehir kuruluyo,
Adı İstanbul değil.
Vazgeçmek mümkün değil senden!!!
CAN GİBİSİN.!!

Öylesine bendesin ki,,ölmüyosun.
Ölsen bende öleceğim sanki!
Çıkarsan içimden;
Bütün kanımda seninle birlikte akıp gidecek.
Öylesin;
KAN GİBİSİN..!!

Bütün gidişlerden arınmış,
Uçarı sevdaları bir kenara bırakmış
Ve kendini sadece aşka adamış biriyim ben...
...Senin aşkına...
Her şeyi yeniden tanımak,yeniden tanımlamak istiyorum.
Seninle yaşamalıyım,seni yaşamalıyım.
Yanımda değilsen,saatler durmalı.
Sonra sen gelmelisin.
Kaldığım yerden,yine aynı heyecanla devam etmeliyim yaşamaya.
ZAMAN GİBİSİN!!
EN GÜZEL YANIMSIN....

Aşk Sana Göre Değil Artık Anla...

Aşk Sana Göre Değil Artık Anla…

Bu ilk ayrılık değil. Kaldır başını dik dur. Sakın kırpma gözlerini düşmesin yaşların dudaklarına.
Nelerle karşılaştın sen bu küçük yaşta, buna da alışırsın yüreğim kafana takma…

Bu ilk yalnız yürüyüşün değil. Hadi hızlı yürü karanlığa kalma. Sık yumruğunu avuçların kanasın sadece iki tarafa bulaşma. Sakın arkana bakma, geride kalan çok dan dalmıştır derin uykulara. Sen aldırma yüreğim boş ver umursama…

Bu ilk yaran değil ki kabuk bağladıkça yarası acıdan kavrulan. Kapanır zamanla merak etme. Sakın tuz basma üstüne. Kapat kapını açma kimselere. Bak bu defa beni dinle. Hiç bir şey yokmuş gibi davran, yaşamaya bak hayatı dolu dolu. Tamam, biliyorum kolay değil, ama böylede kendini yeme… “Hak etmedi beni” de geç git.
Başın dik unutma…

Nelere katlandık biz seninle yüreğim. Sabahlara kadar boş duvarlara bakıp hayaline daldım gözlerimi kapatmamak için adım adım, gökyüzüne tırmandım teker teker yıldızları avuçladım ellerimle, ama nafile umut bitmiş içimde... Başucunda nöbet tuttuk yalnızlığın, gözlerimin pınarı söndü, daha neyine senin yüreğim başka bir yüreği sevmek sana mı kaldı… Görmedin mi olmuyor artık sevda sana göre değil. Boyun dan büyük sevdaya karışma demedi mi annen sana, parçalara ayrıldıkça daha çok haz duyuyorsun yetmedi mi kırılmışlığın yetmedi mi yüreğinin sancısı kara sevdan? Dur artık bu kadarı fazla, gözyaşların dinsin artık. “Belki”lerle, “keşke”lerle olmuyor öğrendin. Denedin, denedin ve her defasında yenildin. Aşk sana göre değil artık anla..
Daha fazla kendini yorma…

Karanlık Dünyan!

 
Görememek nasıl bir şeydi?


___________



Dokunduğun herşeyin neye benzediğini, rengini bilememek, duyduğun seslerin sahibini süzememek ve en kötüsü de sevdiğin onlarca kişiyi görememek..

Sen, gözlerinle sevemedin hiç kimseyi!


Doğduğun dün gibi(!) kundakta kamaştırıyor gülüşün gözleri. Gün geçtikçe büyüyorsun, ama dünyan ufacık, bir fare deliği kadar ışığın yok elinde. Annen ve baban; yaşam aktıkça devriliyor bu gerçeğin karşısında..
Yan apartmanında ki arkadaşınla, aynı okulun merdivenlerini tırmanamıyorsun. Bahçede ki ceviz ağacının dallarından asla düşmedin sen! İlk aşkının gözlerine doya doya bakamadın. Yolda karşıdan karşıya geçerken kırmızı mı, yeşil mi yanıyor farkında değilsin? Ayak seslerini duyuyorsun ve eline tutuşturulan baston kılıklı şeyle ilerliyorsun. Kaldırım taşlarını bile sayamadığın gibi! Hatta sen, sokak lambasının altında sevişen kedileri de göremiyorsun.




Hiç birimiz gibi aydınlık değil dünyan, ben ne kadar karartmaya çalışıyorsam, sende o kadar aydınlatmaya çabalıyorsun!



"Seni gördükçe,

Seni yaşadıkça,

Senden haberim oldukça,

Ben kendi karanlık aydınlığımdan nefret ediyorum, biliyor musun?"




Affet(!) olamadım senin gibi. Oysa ellerimi sıkıca kavrayıp, rehberin bildiğinde yeşil ışığın karşısında, duyduğun o güven duygusunu düşünemiyorum!

- Bir daha gördüğünde, yüzümü hatırlamayacak kadar karanlıktı güneşin!

(Arkandan kalabalığa karışıp, kayboldum sanma, düşme diye dakikalarca izledim).



Göreceklerini görmüş biri olarak içimden..

- Gözlerimi de al, diyebildim..



Asla karşılaşmayacaksın benimle, çünkü sen tanımazsın beni, ben ise utanırım gözlerinden.



_______________



Pembe bir hayal getireceğim bir gün sıcacık gözlerine.

Gözümden dökülen sözcükleri topla!

Ellerime bıraktığın sıcaklığı kokluyorum karanlıkta!



Ayfer YILMAZ

Aşk benim hiç Senim olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…

Gözlerini MaRtıLarA aNlaTtım*-*İNaN YaŞaYaCaĞıM

Gözlerini Martılara Anlattım Gözlerini martılara anlattim.Gülüşlerini ise bahardaki güllere..Sevginle ömrüme ömürler kattim..Acılarimda cıbınlasan yaralarimi kanattım..Ve sevdana delicesine kanatlandım..Bak hadi ceplerime göreceksin ki ceblerimde mutluluklarim var sana verilmek icin ..Ve avuclarimi ac, sana gökteki en güzel yıldızlari var senin gözlerinde yeniden parlamasi icin...Hayat eger senin gözlerindeki mutluluklar ise ben sana söz veriyorum ; YAŞAYACAĞIM..

Katmerleşmiş acılarım olsak da ellerindeki sıcaklıkla üsüyen yüregimi ısıtacagim...Gözlerim bir an sensiz karanlıklarda ürperirse dışarıya senin gözlerinle bakacagım...Sen aglama diye ben senin yerine yagmurlara karışıp aglayacagim....

Denizlerdeki mavilerin güzelligini ve baharlardaki güllerin nazeninligini sevgileriyle bana gösteren Canımcım ;

Senin dizlerinde yaşlanmayı ve senin gözlerinde yarınları umut ediyorum..Sen benim hayatımsın.Suyum ekmegim ve yasam kaynagımsın...Acılarıma umutlarını nazar boncugu biliyorum..Ben sevdanla yarınlarıma gülüyorum...Fırtınalara bogun egmeden ve acılara yenilmeden seninle mutluluklara koşuyorum..Ayaklarim sana kosarken ateşlerden geçse sence yanar mı ? Ya da sana gelirken yollarima patlamaya hazır pimi cekilmis mayınlar döşeseler vazgecebilir miyim sence ? Cıplak ayaklarimla gülen gözlerini görmek icin közlere basıp gecsem acır mı ayaklarim sence ? Hayır hayır biliyorum ki sana kosuyorsam umrumda degil hicbir sey...Senin gözlerin varsa umutlarimda hicbirsey beni yıldıramaz...

Ben gözlerini Cennetteki Meleklere anlattim...Neden diye sorarsan ; beni hayatın son deminde yüzümü güldürdün ve bir nefesinle canımda sonsuz ömürdün..Ve tek bir gülüşünle cöllerimde acan bir sevgi gülüydün...Seni ben yüregime anlattim..O gülen kahvrerengi gözlerini baharlara anlattim..Ben söz verdim kendime ; seninle yaşıyorum ve sevdanla gülüyorum ve gözlerinde nefes alıyorum....
.