Senden Başkası Masal
Alışkanlıkların yitimi../
yeni bir dünya../
bırakıp gitmeler../
telaşına ve gelecek kaygılarına ilk adım dünyanın../
.../ne kadar karamsar cümleler bütünü
Kimse benim kadar statükocu olamaz bilirdim;aynı sokakta,aynı simalara selam verip aynı bakkaldan hep aynı saatte "ülker/dido" istemenin zevkini kimse bu kadar içten isteyemez sanırdım;aynı eve gidip aynı yorganı çekip tüm güncel dertlerin üstüne,hiçbir başka şey beni bu kadar koruyamaz sanırdım..
Ve tüm vedalar bana ölüm kadar ağır gelir,selpak taşıma sorunu yaşardım gözlerime..hiç ayrılamam sanırdım dostlarımdan..uğruna döktüğüm ıslaklıkların üzerine ant bile içmiştim..
zamansız/mekansız çokca eşyalarımı toplayıp,geri kalan hayatımı atıp koltuğumun altına,yarınların yükünün beni ezip yokedeceğini düşünerek yola çıkmıştım bir temmuz sıcağında..hafifti benden kalanlar,içimde sıvı kalmamıştı/dökülmüştü dostlarıma baktığım yerden;rahatlamayı umarken daha da dolmuştum;olmamıştı../
olmayacaktı../
oldu..
değişmeyen tek şey değişimmiş ''Herakliteos''un tabiriyle;ve tabirimle zor da osa alışıyormuş insan,ıslak bir sünger çekebilmeye kalanlarına..
Allah yolunuzu açık;bahtınızı bembeyaz eylesin../
hayat ne tozpembe bir yol;nede dikenler içinde bir diyar../
sanırım dürüst olmak gerekiyor hayata karşı;ama önce kendine karşı../
SEN'den başkası masal;CAN'dan başkası hikaye zaten..
sırtlandıklarına omuz atacak bulunur her köşe başında o zaman..
Teknoloji arası yolculuk her daim devam ediyorsa -tek kelime edip,bir sıcak çayını içmemiş olsam dahi- devam edecek Allah izin verdikçe yolculuğumuz..
-üstteki satırların sahibine..-
yeni bir dünya../
bırakıp gitmeler../
telaşına ve gelecek kaygılarına ilk adım dünyanın../
.../ne kadar karamsar cümleler bütünü
Kimse benim kadar statükocu olamaz bilirdim;aynı sokakta,aynı simalara selam verip aynı bakkaldan hep aynı saatte "ülker/dido" istemenin zevkini kimse bu kadar içten isteyemez sanırdım;aynı eve gidip aynı yorganı çekip tüm güncel dertlerin üstüne,hiçbir başka şey beni bu kadar koruyamaz sanırdım..
Ve tüm vedalar bana ölüm kadar ağır gelir,selpak taşıma sorunu yaşardım gözlerime..hiç ayrılamam sanırdım dostlarımdan..uğruna döktüğüm ıslaklıkların üzerine ant bile içmiştim..
zamansız/mekansız çokca eşyalarımı toplayıp,geri kalan hayatımı atıp koltuğumun altına,yarınların yükünün beni ezip yokedeceğini düşünerek yola çıkmıştım bir temmuz sıcağında..hafifti benden kalanlar,içimde sıvı kalmamıştı/dökülmüştü dostlarıma baktığım yerden;rahatlamayı umarken daha da dolmuştum;olmamıştı../
olmayacaktı../
oldu..
değişmeyen tek şey değişimmiş ''Herakliteos''un tabiriyle;ve tabirimle zor da osa alışıyormuş insan,ıslak bir sünger çekebilmeye kalanlarına..
Allah yolunuzu açık;bahtınızı bembeyaz eylesin../
hayat ne tozpembe bir yol;nede dikenler içinde bir diyar../
sanırım dürüst olmak gerekiyor hayata karşı;ama önce kendine karşı../
SEN'den başkası masal;CAN'dan başkası hikaye zaten..
sırtlandıklarına omuz atacak bulunur her köşe başında o zaman..
Teknoloji arası yolculuk her daim devam ediyorsa -tek kelime edip,bir sıcak çayını içmemiş olsam dahi- devam edecek Allah izin verdikçe yolculuğumuz..
-üstteki satırların sahibine..-

